minik tv anasayfa
discount adobe cs2 buy adobe captivate 4 software price of project 2007 buy office 2013 professional plus best buy buy mathcad 15 buy onenote 2007 australia coreldraw x5 best price adobe premiere pro cs5 price buy adobe premiere pro cs4 upgrade buy project standard 2007 purchase vmware fusion buy encarta encyclopedia 2010 buy iwork 11 purchase windows xp pro product key buy nuance omnipage 17 standard
buy cs3 cheap buying office 2003 student best price elements 7 buy microsoft mappoint 2010 north america buy clone dvd australia cubase 4 cost buy rosetta stone for cheap best buy pinnacle studio software buy microsoft publisher 2007 cheap buy adobe cs4 mac buy 2003 microsoft publisher office 2010 home and student price where can i buy outlook 2003 buy aperture 3 apple coreldraw x5 best price

Kibritçi Kız



Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Bir yılbaşı gecesiydi. Dondurucu, kavurucu bir soğuk vardı. Yoldan geçenler paltolarının yakasını kaldırmışlar, atkılarına bürünmüşler, hızlı hızlı yürüyorlardı. Kimi evine geç kalmış acele ediyor, kimi de bir eğlence yerine gidiyordu. Çocuklar koşuyorlar, birbirlerine kartopu atıyorlardı. Gecenin zevkini en çok onlar çıkarıyorlardı. Kahkahalarla gülüyorlar, sevinçle haykırıyorlardı.

Yalnız bir çocuk vardı ki gelip geçenler onun farkında değillerdi. Ufak bir kız çocuğu. Başı açık, elbisesi yama içinde, yoksul bir kızcağız. Bir kapının önüne büzülmüş, çıplak ayaklarını altına almıştı. Soğuktan morarmış tir tir titriyordu. Üzerinde oturduğu taş basamak buz gibiydi. Kızcağız da sanki donmuş, bir buz parçası kesilmişti. Geniş bir karton kutunun içine sıralanmış kibrit kutularına bakarken gözleri yaşarıyordu. O bir kibritçi kızdı. O gün tek bir kutu kibrit bile satamamıştı. Satsa, birkaç kuruş para kazansa, kalkıp evine gider, annesiyle birlikte hiç olmazsa bir kase sıcak çorba içerdi. Soğuktan, üzüntüsünden, titreyen kısık ve incecik sesiyle “Kibrit var, kibrit!” diye bağırıyordu. Sokaktan geçenlerin hiçbiri başını çevirip bakmıyordu…

© 2007 Publications International, Ltd.

Ah hiç olmazsa ayaklarında terlikleri olsaydı! Biraz önce, sokak sokak dolaşırken, hızla geçen bir arabanın önünden kaçmış, kaçarken terlikleri ayağından fırlamıştı. Karşı kaldırıma geçtikten sonra dönüp bakmış, hınzır bir çocuğun terlikleri kapıp kaçtığını görmüştü. Arkasından seslenmişti ama, çocuk alaylı alaylı seslenerek koşa koşa uzaklaşmıştı. Kibritçi kız bunun üzerine bir kapının girintisine sığınmış, oracığa kıvrılıp oturmuştu. Parmakları donmuş, sızlamaya başlamıştı.

Kızcağız bu acıya dayanamadı, kutulardan birini açıp bir kibrit çıkardı. Parmakları uyuşmuştu, kibrit çöpünü elinde güçlükle tutuyordu. Eli titreye titreye çöpü duvara sürttü. Kibrit birden alev aldı; tatlı, yumuşacık, turuncu bir alev. Zavallı kız, kibriti bir elinden öbür eline geçirerek, parmaklarını ısıttı. İçi de ısınmıştı. Sanki gürül gürül yanan bir ocağın karşısındaydı. Gözleri aleve dikilmiş, düşlere dalmıştı. Güzel bir odada, büyük bir ocağın karşısında oturuyordu. Üzerinde kalın yünlü bir hırka, ayaklarında kürklü terlikler vardı. Isınmış, terlemeye bile başlamıştı. Derken kibrit söndü ve bir anda o tatlı düşler de sona erdi.

© 2007 Publications International, Ltd.

Kızcağızın parmakları yeniden donmaya, sızlamaya başlamıştı. Bir kibrit daha yaktı. Bu sırada soğuk bir rüzgar esti. Kız kibrit sönmesin diye, duvardan yana döndü. Öbür elini aleve siper etti. Aleve bakarken, karşısındaki duvar sanki eridi, birden açıldı, içerisi göründü. İçeride geniş bir oda vardı. Kar gibi bembeyaz örtü yayılmış bir masanın üzerine, tabak tabak yiyecekler dizilmişti. Sofrada gümüş şamdanlar yanıyor, odayı gündüz gibi aydınlatıyordu. Gözleri, sofranın ortasında büyük bir tabağa konulmuş, nar gibi kıpkırmızı kaz kızartmasına dikilmişti. Elini oraya doğru uzattı. Kibrit yana yana sonuna gelmişti, parmağını yakıyordu. Kızcağız çöpü yere attı. Atmasıyla birlikte yılbaşı sofrası silindi ve gözlerinin önüne taş duvar yeniden dikildi.

© 2007 Publications International, Ltd.

Üçüncü kibrit daha fazla düşler yarattı. Sıcak bir yaz gecesi, kırda bir ağacın altına oturmuş, yıldızlara bakıyor. Altındaki toprak, gündüz güneşten ısınmış, fırın gibi yanıyor. Küçük kız gözlerini yıldızlardan ayıramıyordu. Derken bir yıldız kaydı, gökyüzüne geniş bir yay çizerek uzaklaştı, söndü. Kızcağız ‘işte, biri daha öldü’ diye mırıldandı. Bir gün ninesi söylemişti, her yıldız kaydığında, yeryüzünde biri ölürmüş. Ninesini bir daha görebilmek için bir kibrit daha çaktı. Soğuktan kaskatı kesilmiş, beyni durmuştu. O şimdi sokak ortasında olduğunu unutmuş, düşler dünyasına dalmıştı. Kibritin alevinde yine ninesini görüyor, onun sesini işitir gibi oluyordu. İşte ninesi geliyordu. Lapa lapa yağan karların arasından bir melek gibi iniyordu. Geldi, kollarını açtı, torununu kucakladı. Onu aldı, göklere doğru götürdü.

© 2007 Publications International, Ltd.

Ertesi sabah yoldan geçenler, bir evin basamağında donmuş kalmış kızcağızı bulduklarında yanı başında bir sürü boş kibrit kutusu vardı. “Zavallı kız, ısınmak için bütün kibritlerini yakmış” dediler… Bu kibritlerin alevinde onun ne düşler gördüğünü bilemezlerdi ki…

İlgili Yazılar

  1. Kasım 24th, 2008
    comment-top

    İyi bir öykü koyuluş …..d :)

    comment-bottom
  2. Ocak 23rd, 2009
    comment-top

    amann ağlicam ne kadar aci bağri gerçek olsa hehe

    comment-bottom
  3. edanur :
    Ocak 27th, 2009
    comment-top

    kararımı değiştirdim çok güzelmişş ama görsel olarak izlemek daha güzel o başka

    comment-bottom
  4. Ocak 31st, 2009
    comment-top

    yarısını okudum bu acıya dayanamam siz nasıl dayandıdız arkadaşlar.bence sıkıcı bir olay zaten kitaptan okumasan güzel olmuyor

    comment-bottom
  5. Ocak 31st, 2009
    comment-top

    :)

    comment-bottom
  6. Şubat 26th, 2009
    comment-top

    Haklısın bebiscan sana hak verdim aynen ama bn değişik bir karekter olduğum için beni anlamak çok zor… :) aramızda benim gibi olan varmı acaba varsa kim? :o) LÜTFEN!

    comment-bottom
  7. melun :
    Mayıs 3rd, 2009
    comment-top

    ben varım eda nur ayrıca çok güselmiş hatta ben hepinizden daha değişiğimm

    comment-bottom
  8. hilal :
    Mayıs 8th, 2009
    comment-top

    GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL HİKAYEYDİ KIZA ÇOK YAZIK YAAAAAA ÇOK ÜZÜLDÜM KİBRİTÇİ KIZA GÖZLERİM YAŞRDI

    comment-bottom
  9. Haziran 8th, 2009
    comment-top

    çok acıklı hepsini okudum benimle aynı fikirde olan varmı? varsa kim o lütfeeen söyleyin

    comment-bottom
  10. ece :
    Temmuz 3rd, 2009
    comment-top

    kızın haline masalı dinleyince üzüldüm.ama sonuçta masal.bunlar gerçek değil ki…

    comment-bottom
  11. sunanur :
    Temmuz 5th, 2009
    comment-top

    muhtesemdiya ama en ufak bir etkilenme olmadi bende

    comment-bottom
  12. pınar :
    Temmuz 14th, 2009
    comment-top

    çok güzel bir öykü

    comment-bottom
  13. Ekim 10th, 2009
    comment-top

    hem çok üzücü hemde çok güzel bir hikaye

    comment-bottom
  14. Ekim 20th, 2009
    comment-top

    çok güzel masal

    comment-bottom
  15. Kasım 16th, 2009
    comment-top

    harikaa

    comment-bottom
  16. uluhan :
    Aralık 2nd, 2009
    comment-top

    kibritci kız hikayesi çok ggüüzzeell

    comment-bottom
  17. uluhan :
    Aralık 2nd, 2009
    comment-top

    bu hikaye çok üzücü hem ben bu hikayeyi dinlerken çok alamıştım bu hikaye çok üzücühem bu hikaye çk güzel

    comment-bottom
  18. Ocak 12th, 2010
    comment-top

    evet çok güzel.benim kuzenim bu hikayeyi uyduruyor.

    comment-bottom
  19. MAFİA METEHAN :
    Ocak 12th, 2010
    comment-top

    bu hikaye mütiş

    comment-bottom
  20. Ocak 30th, 2010
    comment-top

    bebeğim çok begendi

    comment-bottom
  21. m-e-r-v-e :
    Şubat 21st, 2010
    comment-top

    MAFİA METEHAN katılıyorum mütiş bir hikaye

    comment-bottom
  22. Mart 7th, 2010
    comment-top

    çok güzel bir hikaye

    comment-bottom
  23. Mart 12th, 2010
    comment-top

    ben çooook güzel bir hikaye herkse tawsiye ediyorumm

    comment-bottom
  24. furkan :
    Mart 13th, 2010
    comment-top

    çokkkkk güzel

    comment-bottom
  25. ece :
    Mart 21st, 2010
    comment-top

    keşke gerçek olsa anısını bende yaparım hiiiiiiiiiiiiiiiiiiii

    comment-bottom
  26. Mart 21st, 2010
    comment-top

    çok güzel hoşuma gitti birazda olsa

    comment-bottom
  27. Ağustos 2nd, 2010
    comment-top

    Çok güzel hemde okumuyoruz ya sesli dinliyoruz.Ne kadar güzeldi,minik tv’ye teşekkür ederim.Çok güzel olmuş.tebrikler.:D:)

    comment-bottom

Yorum yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.